İzmirin İçme Suyunda Arsenik tartışmaları ve Arsenikli su hakkında önemli bilgiler


Ankara BüyükÅŸehir Belediye BaÅŸkanı Melih Gökçek’in iddiaları üzerine baÅŸlayan İzmir’in suyunda arsenik oranını yüksekliÄŸi büyük bir tartışmayıda baÅŸlattı,öyleki İzmirde belediyeler ve BüyükÅŸehir arasında karşılık açıklamalar,ardı ardına gelmeye baÅŸladı ve ÅŸimdi gelinen noktada sayın Melih Gökçek’in İzmir’in suyunda arsenik olduÄŸunu söylemesinin ardından yapılan tahliller sonucu özellikle Göksu Havzası’ndaki 29 su kuyusunun kapatılmasına karar verildi. Litrede 50 mikrogram olan arsenik sınır deÄŸerinin 2007′den itibaren kanserojen etkiye sahip olduÄŸu gerekçesiyle 10 mikrograma düÅŸürülmesiyle İzmir’deki birçok kuyuda 50 mikrogram dolayında arsenik olduÄŸu tespit edildi. Kuyuların kapatılmasının ardından Tahtalı Barajı ile karıştırılan Karşıyaka, ÇiÄŸli ve Bornova’daki içme sularında arsenik oranı 13-15 mikrograma kadar çekilebildi. SusuzluÄŸa çare deniz suyu BüyükÅŸehir, arsenik yüzünden 29 kuyuyu kapatmak zorunda kalınca, tuzlu suyu içilebilir hale getirmek için düÄŸmeye bastı İzmir’in içme suyunun yüzde 62′lik bölümünü karşılayan 100 kuyudan 29′unun "arsenik" tehlikesi nedeniyle kapatılmasının ardından BüyükÅŸehir Belediyesi, kente yeni su kaynakları kazandırmak için sürdürdüÄŸü çalışmaları hızlandırdı. Küresel ısınma nedeniyle geçtiÄŸimiz yıla oranla daha az yağış alan İzmir’deki barajların doluluk oranlarının da yeraltı su kaynakları ile birlikte büyük ölçüde azalması nedeniyle BüyükÅŸehir Belediyesi, gözünü "denize dikmesine" neden oldu. Belediye, dünyanın çeÅŸitli ülkelerinde uygulanan deniz suyundan tatlı su elde etme sistemini İzmir’de de kurmak için çalışma baÅŸlattı.

Gümüldür sahiline kurulacak sistem sayesinde saniyede 500 ila 800 litre deniz suyunu tatlı suya çevrilip Gümüldür Barajı’na basmayı hedeflediklerini belirten KocaoÄŸlu, böylece sistemi tatlı suya çevrilmiÅŸ deniz suyu ile de desteklemiÅŸ olacaklarını söyledi. Bu sistemi sürekli kullanmayacaklarını, sadece su açısından sıkıntılı dönemlerde faliyete geçirmeyi planladıklarını belirten KocaoÄŸlu, proje için gerekli fizibilite çalışmalarına baÅŸladıklarını kaydetti. Dokuz Eylül Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre MühendisliÄŸi Bölümü ile geçtiÄŸimiz Nisan ayında imzalanan protokol çerçevesinde uzmanların konu üzerinde çalıştıklarını ve rapor hazırladıklarını belirten KocaoÄŸlu, "Yeni su kaynakları yaratmak için her türlü alternatifi deÄŸerlendiriyoruz. Kelimenin tam anlamıyla her tarafa saldırıyoruz" diye konuÅŸtu.

Karşıyaka, ÇiÄŸli ve Bornova’da içme suyundaki arsenik miktarı sınır deÄŸer olan litrede 10 mikrogramın üzerinde bulunuyor Bu 3 yerleÅŸim biriminde oran litrede 10-17 mikrogram arasında deÄŸiÅŸiyor. DiÄŸer ilçelerde ise ÅŸu an için bir sorun yok KocaoÄŸlu, Karşıyaka, ÇiÄŸli ve Bornova’nın dışındaki, Konak, Narlıdere, Balçova, Güzelbahçe, Buca, Gaziemir ilçeleriyle YeÅŸilyurt semtinde yaÅŸayan vatandaÅŸların ÅŸebeke suyunu rahatlıkla içebileceklerini söyledi.

Dünya SaÄŸlık Örgütü (WHO) ÅŸehir sularında, 1990′ların başına kadar, litrede 50 mikrograma kadar arseniÄŸin insan vücuduna zarar vermeyeceÄŸi yönünde görüÅŸ bildiriyordu. Ancak, özellikle sularında arsenik tehlikesi olan BangladeÅŸ, Åžili, Çin, Meksika gibi ülkelerde yapılan araÅŸtırmalar, 50 mikrogramlık arseniÄŸin insan saÄŸlığını büyük ölçüde tehdit ettiÄŸini ortaya koydu. Bu miktardaki arsenikli suyun birkaç yıl boyunca sürekli alımı halinde kansere neden olduÄŸu bilimsel olarak kanıtlandı. Bu geliÅŸmelerin ardından WHO, 1993 yılında içme suyundaki sınır deÄŸerleri 50 mikrogramdan 10 mikrograma çekti. Ancak bu kararla birlikte dünyadaki pekçok ülkenin ÅŸehir ÅŸebeke sistemi sınır deÄŸerlerin üzerinde kaldı. Sadece ABD’de ÅŸebekenin yüzde 18′i, 10 mikrogram’ın üzerindeydi.  Türkiye’de de içme suyunda 50 mikrogram olan sınır deÄŸeri AB’ye uyum çerçevesinde 2006 yılında 10 mikrogram’a düÅŸürüldü.

DİKKAT !!! Arsenik maruziyeti sonucu cilt kanseri, sinir sisteminde duyu bozukluÄŸu, refleks kaybı ve depresyon, dolaşım sisteminde kansızlık, kalp yetmezliÄŸi, kan kanseri ve lenf sistemi kanseri, karaciÄŸer üzerinde siroz ve karaciÄŸer tümörleri, anneden bebeÄŸe geçerek doÄŸuÅŸtan sakatlıklar, geliÅŸmemiÅŸ bebek doÄŸumları, akciÄŸer kanseri, böbrek yetmezliÄŸi ve üremi, akıl hastalıkları görülebelir. Ancak ne kadar süreyle ve ne kadar miktarda arseniÄŸe maruz kalındığı önem taşımaktadır. EÄŸer litresinde 10 mikrogramın biraz üzerinde arsenik bulunan bir sudan bahsediyorsak, böyle bir su hemen herkesi kanser yapmaz. 10-15 yıl boyunca devamlı kullanımı ve tüketimi halinde ancak hassas kiÅŸileri yani çocukları, yaÅŸlılıları ve bağışıklık sistemi zayıf olanları etkiler. Ancak 50 mikrogramın üzerindeki bir arsenik hiçbir ayrım gözetmeksizin toplumun tüm bireylerini etkiler. 5-6 yıl içinde yoÄŸun miktarda hastalıklar baÅŸgösterir."

Bir diÄŸer DİKKAT !!! edilecek husus ise Arsenik elementi, zehirli ve ağır bir element olduÄŸu için Arsenikli suyun dezenfekte edilmesi hurafe bilgilerle arıtılamıcanı unutmayın,bunun için yapılan mühendislik çalışmaları olsada henüz böyle bir buluÅŸ pek duyulmadı ÅŸimdilik, Dezenfenkte mikrop öldürür. Ancak ağır metalleri herhangi bir ÅŸekilde kaybedemezsiniz. Bir suyun içinde arsenik varsa vardır. Ne erir ne kaybolur. Yani ev koÅŸullarında bu mümkün deÄŸil.

 

Tags: , , , , , , , , , ,

3 Responses to “İzmirin İçme Suyunda Arsenik tartışmaları ve Arsenikli su hakkında önemli bilgiler”

  1. sıla Says:

    bu bilqiyi verdiqiniz için çok teÅŸekkurler bu benim ödevimdi ve sizin sayenizde ödevimi baÅŸarıyla yaptım sizler türkiyede ve internette oldukça bu ülke batmaz sevgilerle…

  2. sıla Says:

    yorumumun cevabını e-mailime yollayabilirsiniz

  3. murat Says:

    Çok aydınlatıcı bilgiler edindim,araştırma ve çalışmalarınıza lütfen devam ediniz.
    Başarılar,teşekkürler.

    Murat ÇAM

Leave a Reply

Web Stats