Küresel Isınmaya Karşı Tüketim Alışkanlığı
Dünyadaki iklim deÄŸiÅŸikliÄŸiyle mücadelenin baÅŸarılı olabilmesi için tüketim alışkanlıklarının deÄŸiÅŸtirilmesi gerekiyor. Merkezi Washington’da bulunan çevre araÅŸtırmaları enstitüsü ”Worldwatch Institute” tarafından yayınlanan raporda, iklim deÄŸiÅŸikliÄŸinin yol açtığı krizle mücadele alanında son senelerde ümit verici çabalara tanık olunduÄŸuna, fakat büyüme ve tüketimcilik esasına dayalı kültürü aynen muhafaza ederek teknolojik ve politik deÄŸiÅŸiklikler yapmanın tutarlı bir davranış olmadığına iÅŸaret edildi.
Ülkelerin küresel ısınmaya sebep olan ve küresel ısınmayı artıran gazları azaltması için alacağı önlemler ülkelere ekonomik olarak bir takım ÅŸeyler kaybettireceÄŸi açıkça gözükse de, küresel iklim deÄŸiÅŸikliÄŸinin ve ÅŸimdiki üretim modellerini içeren ekonominin arasındaki iliÅŸkiler karşılıklıdır. Ne kadar çok üretim, o kadar hızlı yaklaÅŸan iklim deÄŸiÅŸikliÄŸi ve olumsuz etkileri olarak birbirini kovalamaktadır. Küresel iklim deÄŸiÅŸikliÄŸi ve etkileri dediÄŸimiz zaman; yaklaÅŸmakta olan su sorunları, toprak kaybından-yaÄŸmurların yer deÄŸiÅŸtirmesinden, kısacası kuraklıktan dolayı yaÅŸanacak yiyecek sorunları, bu sorunlardan doÄŸan göç ve göçle birlikte gelen salgın hastalıklar, asayiÅŸ, güvenlik, barınma ve insanlık dramlarını aklımızda tutmamız gerektiÄŸini (psikolojik ve sosyolojik) unutmamak gerekir.
Sanayi ülkelerinde tüketim harcamalarının gayrisafi iç hasılanın yaklaşık yüzde 70′ini oluÅŸturduÄŸu hatırlatılan raporda, ”ekonominin sürdürülebilir olması için insan toplumlarının kültürel deÄŸerlerini deÄŸiÅŸtirmesinin elzem olduÄŸuna” dikkat çekildi ve bu baÄŸlamda, ”özellikle tüketim alışkanlıklarının deÄŸiÅŸtirilmesi gerektiÄŸi” vurgulandı. Rapora göre, dünya nüfusu 2006 yılında hizmet ve mal almak için 30 trilyon dolardan fazla para harcadı. Bu rakam, son 10 yılda yüzde 28′lik artış anlamına geliyordu. Bu tüketim çılgınlığı, ham madde ve enerji tüketimini körükledi. Bugün yeryüzündeki her insan, ortalama bir Amerikalı gibi günde 88 kilo muhtelif mal tüketse, gezegenimiz bugünkü nüfusun beÅŸte biri olan ancak 1,4 milyar insanın karnını doyurabilir.
Küresel ısınmayla birlikte artık kaçamayacağımız ÅŸekilde gündemimize giren ve nedeni ekonomik eÄŸilimlerimiz olan ve üretim modellerimiz sonucunda ortaya çıkan sorunlarımıza çözüm üretebilmek için; dikkate almamız gereken konu ekonominin; iklim deÄŸiÅŸikliÄŸinden nasıl etkileneceÄŸi deÄŸildir. Ülkelerin ve insanların yolunu açarak çözümler üretmesine neden olacak ve hayati derecede önemli kritik konu, ekonominin her yönüyle nasıl doÄŸaya uyumlu hale getirileceÄŸidir. Veya yeni baÅŸtan nasıl kurgulanacağıdır. Ekonominin doÄŸaya uyumlu hale getirilmesi kendi içinde; yenilenebilir enerji üretimini, teknolojinin; insanın insanca yaÅŸamasına yönelik kullanımını, ekolojik sistemin korunmasını, derin ekolojik anlayışa ve yaÅŸayışa geçmeyi, organik tarımı, bilinçli bir toplumu v.s gibi alt konularını da içermesi gerekir. İnsanın kurduÄŸu ekonomik sistemlerin doÄŸaya uyumlu hale getirilmesinin anlayışı, insanın gezegene ait bir varlık olmasından ve doÄŸadan kopuk yaÅŸayamayacağından kaynaklanır. DoÄŸada yaÅŸayan ve doÄŸaya; barınma, yiyecek, içecek ve ÅŸimdi burada sayamayacağımız ve hepsi de kendinde önemli psikolojik ve ruhsal ihtiyaçlarından dolayı gereksinim duyan insanın, ekonomisini yeniden kurgulayarak, doÄŸayla uyumlu hale getirmesi kaçınılmazdır.
Kaynak : Yeniasır gazatesi internet sitesi ve kuresel-isinma.org sitesinden ulaşılan haberle derlenmiştir.
Tags: Dünyadaki iklim değişikliği, ekolojik, enerji tüketimini, iklim değişikliği, küresel iklim değişikliği, küresel ısınma, küresel ısınmayı artıran gazlar, Worldwatch Institute, yenilenebilir enerji, yenilenebilir enerji üretimini