Türkiye’de İklim DeÄŸiÅŸikliÄŸi ile Mücadelede
Türkiye’de İklim DeÄŸiÅŸikliÄŸi ile Mücadelede Karbondioksitin Yeraltında Jeolojik Depolaması çalışmalarının baÅŸlanması ve yürütülmesi ancak uygun jeolojik ortamların araÅŸtırılarak iÅŸletilmesi ile gerçekleÅŸecektir. Uygulama bugün dünyanın birçok bölgesinde (Norveç, Kanada, Cezayir, Amerika, Japonya, Avustralya, Almanya ve en son olarak AB Ülkeleri) yürütülmekte ya da planlanmakta ancak Türkiye’de konu ile ilgili yeterli Jeolojik araÅŸtırmalar yapılmamış bulunmaktadır. Bu mevzude Türkiye’de bir ilk olan Hükümetlerarası İklim DeÄŸiÅŸikliÄŸi Paneli’nin İklim DeÄŸiÅŸikliÄŸine Önlem ve Karbondioksit Emisyonlarının DüÅŸürülmesi amaçlı olarak 2005 yılında hazırladığı "Karbondioksit Tutum ve Depolaması Konulu Özel Rapor" üzerine Türkçe çeviri hazırlamış ve çalışmalarını yapmış biri olan Jeoloji Mühendisi Sayın Ender Ragıp ARSLAN bey’in çevirisi olan yazıdan kısa bir bölümünü vererek devamını aÅŸağıda vericeÄŸimiz linkten tıklayarak bulabilirsiniz.
.jpg)
Karbondioksit depolaması için oldukça farklı iki seçenek ele alınacaktır: (1) Karbondioksitin inorganik karbonat formunda tecridi, ki bu yöntem “mineral karbonizasyon” veya “mineral seküstrasyonu” olarak da bilinir, (2) karbondioksitin karbon içerikli kimyasal maddeler için beslenim stoÄŸu veya teknik sıvı olarak endüstriyel kullanımıdır.
Mineral karbonizasyonda tutulan karbondioksit, metal oksit bulunduran materyaller ile reaksiyona girerek karbonat ve katı bir yan ürün oluÅŸturur(örn, silis). Mineral karbonizasyonun ürünleri genellikle jeolojik zaman ölçeÄŸinde depolama kapasitesi saÄŸlayacak stabil katıları meydana getirir. Bundan baÅŸka magnezyum ve kalsiyum silikat çökelleri, tüm fosil yakıt kaynaklarının yakılması ile üretilen karbondioksiti tecrit etmeye yeterlidir. Bir ton karbondioksit tecridi yaklaşık 1.6-3.7 ton kayaç gerektirir. Termodinamik açıdan inorganik karbonatlar karbondioksitten daha düÅŸük enerji hali gösterirler; bundan dolayı karbonatlama reaksiyonu ekzotermik bir olaydır ve teorik olarak enerji saÄŸlar. Bununla birlikte doÄŸal mineral karbonizasyon kinetiÄŸi yavaÅŸtır; dolayısıyla ÅŸu anki uygulanan tüm iÅŸlemler, enerji yoÄŸunluklu katı reaktantların hazırlanmasını gerektirir. Elde edilen karbonatlı katılar, çevresel olarak uygun lokasyonlarda depolanmalıdır. Teknoloji halen geliÅŸim aÅŸamasındadır ve henüz uygulamalar için hazır deÄŸildir. Bugüne kadar çalışılan en uygun durum, 50-100 US$/tCO2(depolanan) maliyetli ve elektrik santralinde %30-50 enerji kaybına neden olacak doÄŸal silikat olivinlerinin yaÅŸ karbonizasyonudur. Tutum tesisinde de %10-40 enerji kaybına neden olduÄŸu göz önüne alınırsa mineral karbonizasyonlu bir CTD sisteminin tümü, CTD bulundurmayan eÅŸdeÄŸer bir elektrik santralinden %60-180 daha fazla enerji gerektirir.
.jpg)
Karbondioksitin gaz, sıvı veya kimyasal maddelerin üretimi için beslenim stoÄŸu olarak endüstriyel kullanımı, karbondioksitin antropojenik karbon ürünlerinde depolanması ile atmosferden arıtılmasına katkıda bulunabilir. Dolayısıyla endüstriyel kullanımlar bir karbon yutağı saÄŸlarlar. Karbondioksit kullanım ölçeÄŸi antropojenik karbondioksit emisyonlarına oranla az ve üretilen kimyasal maddelerin ömrü de karbondioksit depolaması ölçeÄŸine göre daha kısadır. Bundan dolayı tutulan karbondioksitin endüstriyel kullanımın iklim deÄŸiÅŸikliÄŸini önleme yönünde katkısının az olması beklenmektedir.
http://www.jmo.org.tr/genel/bizden_detay.php?kod=3235&tipi=23
Kaynak :
ÇEVİRİ (translation into Turkish Language) , JEOLOJİ MUH. Ender Ragıp ARSLAN
Tags: CTD, fosil yakıt kaynakları, Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli, İklim Değişikliğine Önlem, İklim Değişikliğine Önlem ve Karbondioksit Emisyonların, Karbondioksit, Karbondioksit Tutum ve Depolaması, Karbondioksitin Yeraltında Jeolojik Depolaması, metal oksit, mineral karbonizasyon, mineral seküstrasyonu, Türkiye'de İklim Değişikliği